Fullmetal Alchemist: Brotherhood ve Mob Psycho 100 gibi yapımların arkasındaki güç olan Bones, Sword of the Stranger ile anime tarihindeki en çarpıcı samuray hikayelerinden birini izleyiciye sundu. Film, isimsiz bir roninin, küçük bir çocuğu ve köpeğini Ming Hanedanlığı suikastçılarından korumayı kabul etmesiyle başlayan, Sengoku döneminde geçen vahşi ve yüksek tempolu bir yolculuğu konu alıyor.
Bu filmi diğerlerinden ayıran en önemli özellik, akıcı ve el çizimi koreografiye olan bağlılığıdır. Dijital kısayollara giderek daha fazla başvurulan bir dönemde, bu filmdeki aksiyon sahneleri ağırlık, etki ve teknik hassasiyet açısından altın standart olmaya devam ediyor. Filmin doruk noktasındaki final düellosu, sektördeki animatörler tarafından sık sık tempo ve gerilim yönetimi konusunda bir ders niteliğinde gösteriliyor; doğaüstü güçler yerine gerçekçi ve ölümcül kılıç dövüşlerine odaklanıyor.
Akademi Ödülleri'nde En İyi Animasyon Filmi dalında finalist olması gibi eleştirel başarılarına rağmen, filme yıllarca erişmek oldukça zordu. Ronin ve küçük çocuk arasındaki dil bariyeri üzerinden onur ve yalnızlık temalarını işleyen hikayesi, tarihi destanlarda sıkça rastlanan gereksiz açıklamalardan kaçınarak, hikayeyi keskin ve ritmik kılıç darbeleriyle anlatmayı tercih ediyor.
Klasik jidaigeki filmlerinin sertliğini seven ancak sadece animasyonun sağlayabileceği dinamik kamera açılarını arayanlar için bu film mutlaka izlenmesi gereken bir yapım. MyAnimeList üzerindeki 8.24'lük puanı, 2007'deki ilk çıkışından bu yana değerini artıran bir kült favori olarak kalıcı itibarını yansıtıyor.
Crunchyroll'a gelişiyle birlikte film, nihayet yeni nesil izleyicilerle buluşuyor. İster tarihi dramalardan hoşlanın, ister 2D aksiyon animasyonunun zirvesini arıyor olun; bu film, tek bir izleyişte bile izleyiciyi tatmin eden, kendi içinde tamamlanmış bir deneyim sunuyor.